28 Haziran 2015

Kitabına Kıyamayanlardan Mısınız?




Siz de kitaplarına evladı muamelesi yapanlardan mısınız?

Siz de yeni bir kitap aldığınızda sayfaları yıpranmasın, bükülme izi kalmasın diye ufacık bir aralıktan kitap okumaya çalışanlardan mısınız?

Siz de çok sevdiğiniz bir satırı defalarca okumanıza rağmen altını çizmeye kıyamayanlardan mısınız?

Siz de kitaplarınızı isteyen insanlar olunca 'Tabii ki okuyabilirsin.' deyip içten içe 'Elveda güzel kitabım, geri gelmeyeceksin biliyorum.' diye düşünenlerden misiniz?

Siz de bırakın kitabın üzerine not almayı çizik bile atmaya korkanlardan mısınız?

Geçenlerde bir annenin kitapların altını çizdiği fotoğraf paylaşımına denk geldim instagramda. Bu anne kitaplarının sayfalarına oğullarını ne kadar çok sevdiğini not almış, bu anne çocuklarıyla o günkü diyaloglarından küçük kesitler yazmış o sayfalara. Ve diyor ki 'Kitaplarım evlatlarıma mirasım, altını çizdiğim satırlar evlatlarıma mirasım.'  O anne kadar güzel anlatamadım belki, onun dilinden okumak için buyrun. 


Düşünsenize birilerinin altını çizdiği satırlara dokunuyorsunuz. O kişi belki yanınızda değil o an ama kelimeleri, fikirleri, o anki duyguları o satırların altında çizilen yamuk yumuk yollarda saklı. Aldığı notlara şahit oluyorsunuz. Belki hayatınız boyunca anlayamadığınız, tanıyamadığınız insanı altını çizdiği satırlardan tanıyorsunuz.

İşte tam da bu yüzden sevdiğiniz satırların altını çizin. Eskiden ben de çizemezdim, kıyamazdım çoğu insan gibi. Geçenlerde eski okuduğum kitaplarıma baktım. Sayfalarda ne ses ne nefes var. Nerede etkilenmişim, nerede nefesim kesilmiş haberim yok.

Yakınlarda okuduğum bir kitabı aldım sonra elime. Çizmişim, çizmişim, çizmişim. Okudukça gülümsedim, ne iyi etmişim. Sayfalara not alacak kadar ilerlememişim belki ama çizdiğim satırlar mutlu etti beni.

Nazan Bekiroğlu 'Birilerine altı çizili kitaplarınızı vermek, yaralarınız emanet etmektir bir bakıma.'
diyor.

Yakınlarınıza, çocuklarınıza, sevdiklerinize miras bırakacak satırlarınız, kelamlarınız olsun istiyorsanız çizin satırların altını yamuk yumuk olsa da. Çizelim hep beraber. Hatta not alalım ufak ufak 'Anne, seviyorum seni.' gibicesinden.

Güzel miraslar bunlar, değerliler.

Bir sonraki yazıya kadar sağlıcakla kalınız Pek Sevgili Şemsseverler~~




15 yorum:

  1. Ben de önce kıyamazdım altını çizmeye. Ama artık çiziyorum. Beni şimdi anlamayan biri, belki de benim altını çizdiğim satırlarım ile tanıyacak beni.. Beni anlayacak... Kim bilir? Değil mi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen ben de öyle, bir sene öncesine kadar çizmeye kıyamazdım kitaplarımı. Şimdi ben de çiziyorum senin gibi.
      Ve evet gerçekten öyle, çizdiğimiz satırlar bir nevi biz'iz, tanımak isteyenler için. :')

      Sil
  2. 'Elveda kitabım...' ahhaha iç sesim o benim yaa!!

    Ne yanakları mıncırılası bir anne bir de çocuklar ilerde okumayı sevmezlerse gör sen :D



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha değil mi, ben de veda töreni falan düzenliyorum :P

      Çok duygulanmıştım okurken, çok beğenmiştim. İnşallah kıymetini bilen evlatları olur :')

      Sil
  3. Ben de önceden çizerdim şimdi çizmiyorum :D Not defterime beğendiğim cümlenin bir kısmını ve sayfa sayısını not alıp bloga yazıyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben önce çizemeyen şimdi çizengillerdenim :) Not tutmayı da ben bir türlü öğrenemedim, birden fazla not defterim var ama sayfaları boş hala. O da güzel bir alışkanlık bence :)

      Sil
  4. Of hemde nasıl. Resmen kitaplarıma çocuğum muamelesi yapıyorum. Değil bir yerini çizip kıvırmak kapağını açarken orijinalliği bozulmasın diye elimden geleni yapıyorum.
    Buna rağmen kullanılmış ve eski sahibinden arta kalan minik ipuçları da beni çok mutlu ediyor. Yine de çizip kıvırmanın kitaba eziyet olduğunu düşünüyorum. Üzgünüm~

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha ben de o yollardan geçtim, nedendir bilmiyorum şimdilerde kitaplarımın zarar görmesi beni hala üzsede altını çizmek, kapağında ufak kırışıklıklar görmek üzmüyor beni.

      Dediğim gibi miras bıraktığım satırlar olsun istiyorum, o yüzden çok da karşı değilim kitapların çizilmesin, saygı duyarım efenim düşüncenize :')

      Sil
  5. Altını çizdiğim kitaplarımı seviyorum. Hangi dönemde okuduğumu az buçuk kestiriyorum ve şu anki halimle kıyaslıyorum. Kitabı tekrar okurken anımsamama yardımcı oluyor. Bazen de altı çizilesi yeni cümleler keşfediyorum.
    Altına çizmeye kıyamıyorsa not edebilir insan. Ama benim yazım güzel değildir, hiç yakışmaz.
    Altına çizmeye imkanım yoksa illaki etrafımda bir telefon olur, fotoğrafını çekerim.
    Fakat yazında bahsettiğin "altı çizili satırları miras bırakma" olayı göz yaşartıcı. Çok güzel olurdu..

    Şu an bir kitap okuyorum ve "mecburen" kıyamıyorum ona. 96 yılında basılmış, sarı sayfalı, ha koptu ha kopacak narin bir kitap... Okurken duruşumu bile düzeltim. Resmen onun keyfini gözetiyorum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen! O cümlelerin üzerinden bir kez daha geçtiğinde insan ne kadar büyüdüğünü ya da düşüncelerinin değişikliğin, fark ediyor. Ve evet ben de not alma konusunda birazcık beceriksizim sanırsam, fotoğraf çekme huyu bende de var bilirsin~

      Okuduğun kitabı anlatışın çok hoşuma gitti, 'Onun keyfini gözetiyorum' demiştin, gülümsedim :) Keyifli okumaların olsuuun ~~

      Sil
  6. Ben de uzun zamandır çiziyorum sayfaları ama yine de arada birkaç tane çizmediğim kitaplar var. Bazen incelemek için alıyorum elime ama bomboş. O an kitabımı kendime ait hissetmiyorum. Miras fikri de güzelmiş. Ben arkadaşıma Küçük Prens hediye aldığımda sırf hediye edeceğim diye kitabı yeniden okudum, altını çizdim ve mesaj içerikli notlar yazdım sayfalara. Çok mutlu olmuştu^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten değil mi? Eski kitaplara baktığında bir ses arıyor insan. Bir ruh arıyor..

      Ve yaptığın çooo..ok güzelmiş sanırım bu fikrinden ben de yararlanacağım :')

      Sil
  7. Ben çizemiyorum ya takıntılıyım kitaplar konusunda. En son üç yıl önce bir arkadaşa ödünç vermiştim kitabımı. Çok da sevdiğim bi kitaptı içim gitmişti zaten verirken de bir de bana yıpranmış dönünce tövbe ettim. Sürekli bahaneler uyduruyorum vermemek için.
    - Bu arada blogunuz çok güzel. Bana da beklerim. ^^ -

    YanıtlaSil
  8. tam da beni anlatmişsınız... biri ödünç isteyecek diye korkuyorum en çok. ya geri vermezse...

    YanıtlaSil
  9. Omo. Bu fikre asla ısınamayan ben bile düşüncemi değiştirdim. Ellerine sağlık çok güzel bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil

Yorumlarını merak edenler var :)

- Bir Küçük Şemsparecik

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...